Kompas sebagai media pemberitaan nasional telah bertransformasi selama 57 tahun dalam perjalanannya sebagai “Amanat Hati Nurani Rakyat”. Selama itu, Kompas telah berkembang dari media cetak dan merambah ke dunia digital berbasis internet mengikuti dinamika masyarakat. Sebagai bentuk eksistensi dan upaya perjalanan sejarah tersebut, Kompas berkolaborasi dengan seniman digital membuat sampul e-paper edisi 27/6/2022 dalam format NFT (Non-Fungible Token). Sampul berbasis digital ini menjadi menarik untuk dianalisis karena merupakan kolaborasi khusus menghadapi dunia digital virtual yang semakin berkembang masif. Penelitian ini berusaha memaparkan kajian visual berdasarkan keilmuan desain komunikasi visual. Pembacaan makna visual ini akan menggunakan analisis semiotika visual secara kualitatif deskriptif dengan pembacaan tanda-makna menggunakan Triadik Sumbo. Kajian tersebut dibantu menggunakan teori tanda oleh Charles S.Peirce dan kode-kode dari Roland Barthes. Hasil yang diperoleh dari penelitian ini akan memberikan sebuah gambaran akan realitas visual berdasarkan perkembangan teknologi dan budaya visual. Bagaimana kode-kode yang terdapat dalam tanda visual sampul e-paper Kompas mampu mengungkapkan makna konotatif selain makna denotatif dari redaksi Kompas sendiri. Sehingga pembacaan tersebut akan memperkaya kajian desain komunikasi visual sebagai penghasil tanda visual dalam dinamika masyarakat dalam menghadapi gempuran produk digital.
Blok zincir teknolojisinin geliştirilmesi kripto para birimleri ile alınıp satılabilen NFT’lerin (non-fungible token, nitelikli fikri tapu) varlığına olanak sağlamıştır. Bu çalışmada yeni sergi medyumunun sanat ve ekonomik değerle olan ilişkisi Walter Benjamin’in kuramlaştırdığı aura kavramı üzerinden incelenmiştir. NFT’lerin sanatsal üretimin tarihsel değer değişimi bağlamında günümüzdeki konumunun saptanması amaçlanmıştır. Aura, sanat eserlerinin mekanik yeniden üretimi sonrasında kavramlaştırılmıştır. Dijital görüntü üretimi çağında görüntülerin kopya ve orijinalleri arasında, Benjamin’in makalesini yazdığı dönemin aksine bir fark kalmamıştır. Bu makale dijital sanatta aura kavramını incelemekle birlikte, dijital sanatın bir alt dalı olan NFT sanatı üzerine yoğunlaşmaktadır. Öncelikle oldukça yeni bir kavram olan NFT’nin ve onu mümkün kılan blok zincir teknolojisinin tanımı yapılmış ve daha sonra NFT örnekleri incelenerek, sanatçı ve üretim teknikleri açısından kategorilere ayrılmıştır. Bu kategorilerin birbirlerinden farkları, benzerlikleri ve değerleri belirlenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntem olarak kullanılmış ve Gillian Rose’un Görsel Metodolojiler kitabındaki imgeyi inceleme taksonomisinden faydalanılmıştır. Konu ile ilgili elde edilen veriler sanatçı ve izleyici açısından, teknolojik, kompozisyonel ve sosyal özellikler bağlamında söylem analizine tabi tutularak kuramsal bir çerçevede değerlendirilmiştir. NFT için üretilen sanatın aura kavramıyla ilişkisinin benzersiz şekilde değiştiği belirlenmiş, bu yeni sanatta üretim ve seyirci açısından ekonomik değerin öne çıktığı gözlemlenmiştir.
Başta sinemacılar, yazarlar, reklamcılar, halkla ilişkiler uzmanları, oyun tasarlayanlar, dijital eser üretenler olmak üzere bütün hikâye anlatıcıları, hedef kitlelerine ulaşmak için transmedya anlatı öğelerini günümüzde artarak daha fazla kullanmaktadırlar. Bu çalışmada sanattan eğitime, yazın dünyasından pazarlamaya pek çok alanda kendine yer bulan transmedya hikâyeciliği anlatı türünün blok zinciri teknolojisine bağlanan sanat eserlerini ifade eden dijital varlıklar olan NFT’lere ne gibi katkılar sağlayacağı irdelenmiştir. Çalışmadaki temel amaç; NFT dünyasını transmedya hikâye anlatıcılığı çerçevesinde tartışmaktır. Literatür taramasına dayalı olarak yapılan bu çalışmada NFT’yi transmedya hikâye anlatıcılığı ile ele alarak, güncel NFT örnekleri üzerinden tartışmak hedeflenmiştir. Son birkaç yılda adından söz ettiren; literatürde hakkında henüz çok az sayıda çalışmanın olduğu NFT (Non-Fungible Token) dünyası yapısal özellikleri gereği transmedya hikâye anlatıcılığına uzak olmayan bir dünyadır. Sanatın üretiminden sanatla buluşan tüketici deneyimine kadar kalıcı değişimlere yol açan dijitalleşme; sonunda NFT ile -dijital para olarak tanımlanabilecek coin ve token’ların bir alt versiyonu olarak- hayatımıza girmiştir. Dijital pasaport olarak tanımlanabilecek olan NFT’ler tıpkı transmedya hikâye anlatıcılığında olduğu gibi farklı platformları harmanlayarak kullanıcıya dijital dünyaya seyahat etme imkânı sunmaktadır. Transmedya hikâyecilik anlatısının NFT dünyasına katkı sağlayabileceği gibi NFT’lerin de bir hikâye anlatım aracı olarak transmedya hikâye anlatımında kullanılan bir araç olabileceği görülmüştür. Her ikisi de çoklu medya kullanımı, hikâyeleştirme, oyunlaştırma stratejileri ve topluluklar tarafından beslenen kavramlardır. Bu noktada ortak paydada buluştuklarında dönüştürecekleri ve katkı sağlayacakları pek çok alan olduğu tespit edilmiştir. Yapılan literatür taramasında NFT ekosisteminin gelişmesi için NFT’lerin hikâye evrenine sahip olmasının öneminin vurgulandığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda tıpkı transmedya hikâyecilikte olduğu gibi dijital oyunlar, uygulamalar, hayran kültürü, web siteleri gibi farklı araçlarla NFT’lerin hikâyelerini yaymak ve satın alan kişiyi de evrenin parçası yapmak önem taşımaktadır. NFT’lerin çoğalması ve üretiminin benimsenmesi ile birlikte alanda önemli bir piyasa oluşacağından gelecek yıllarda bu konuda daha fazla araştırma yapılacağı öngörülmektedir. Transmedya hikâyeciliği kapsamında konunun ele alınmasına literatürde hemen hemen hiç rastlanmadığından çalışmanın bu yönüyle öncü çalışmalardan biri olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada sanattan eğitime, yazın dünyasından pazarlamaya pek çok alanda kendine yer bulan transmedya hikâyecilik anlatı türünün blok zinciri teknolojisine bağlanan sanat eserlerini ifade eden dijital varlıklar olan NFT’lere ne gibi katkılar sağlayacağı irdelenmiştir. Çalışmadaki temel amaç; NFT’lerin transmedya hikâye anlatıcılığı çerçevesinde ele alınıp alınamayacağını tartışmaktır. Literatür taramasına dayalı olarak yapılan bu çalışmada NFT’yi transmedya hikâye anlatıcılığı ile ele alarak, güncel örnekler üzerinden tartışmak hedeflenmiştir. Transmedya hikâyecilik anlatısının NFT dünyasına katkı sağlayabileceği gibi NFT’lerin de bir hikâye anlatım aracı olarak transmedya hikâye anlatımında kullanılan bir araç olabileceği görülmüştür. Her ikisi de çoklu medya kullanımı, hikâyeleştirme, oyunlaştırma stratejileri ve topluluklar tarafından beslenen kavramlardır. Bu noktada ortak paydada buluştuklarında dönüştürecekleri ve katkı sağlayacakları pek çok alan olduğu tespit edilmiştir. NFT’lerin çoğalması ve üretiminin benimsenmesi ile birlikte alanda önemli bir piyasa oluşacağından gelecek yıllarda bu konuda daha fazla araştırma yapılacağı öngörülmektedir. Transmedya hikâyecilik kapsamında konunun ele alınmasına literatürde hemen hemen hiç rastlanmadığından çalışmanın bu yönüyle öncü çalışmalardan biri olacağı düşünülmektedir.
In mid-July 2020, the social media site Twitter had over 100 of its most prominent user accounts start to tweet requests to send Bitcoin to specified Bitcoin wallets. The requests promised that the Bitcoin senders would receive their money back doubled, as a gesture of charity amidst the COVID-19 pandemic. The attack appears to have been carried out by a small group of hackers, leveraging social engineering to get access to internal Twitter support tools. These tools allowed the hackers to gain full control of the high-profile user accounts and post messages on their behalf. The attack provides many paths for investigation into the prevention, response, and impacts of cybersecurity breaches.